Kabakulaktan Korunma Yolları

Kabakulaktan Korunma Yolları Kabakulaktan Korunma Yolları

Kabakulaktan Korunma Yöntemleri

Kabakulak, tükürük bezlerine yerleşen virüslerin oluşturduğu enfeksiyonun ilerlemesiyle kulağın arka kısmında şişkinlik olarak kendini gösterir. En genel tanımıyla kabakulak virüsünün ciltte yerleşmesiyle oluşan bir cilt hastalığıdır.

Hastalık, çenenin arka kısmında kulağa yakın bölgede şişlik, yutkunmada güçlük, yemek yerken zorlanma, halsizlik, ateş, iştahsızlık, mide bulantısı, karın ağrısı, tükürük bezlerin sızlama ve hastalığın şiddetine göre boyunda tutulma olarak belirtiler verir.

Özellik çocukluk çağının 5-9 yaşlarında sık görülen bu hastalık, çocukluk çağında bu hastalığı geçirmemiş yetişkinlerde de zaman zaman görülebilmektedir.

Kabakulak, bulaştığı kişilere oldukça rahatsızlık veren, birden fazla organı etkileyen ve belirtileri kişiden kişiye değişen bir cilt hastalığı olmakla birlikte, toplumda yaygın görülen hastalıkların başında gelir.

Kabakulak hastalığı kış ve sonbahar aylarında daha sık gelişmektedir ve oldukça bulaşıcı bir hastalıktır. Hasta kişilerin hapşırması, öksürmesi ve öpmesiyle kabakulak virüsü havaya karışır ve bu kişilerle aynı ortamı paylaşan insanlar nefes almak suretiyle kabakulak virüsü kedilerine bulaşmış olur.

Kabakulak virüsü vücuda girdikten sonra yaklaşık 3 hafta sonra hastalık belirtileri ortaya çıkar. Bu hastalığı bir kez geçiren kişiler, vücutları bağışıklık kazandığı için aynı hastalığa tekrar yakalanma riskleri yoktur.

Son yıllarda her ne kadar görülme oranı düşük olsa da, kabakulak hastalığından korunmak için bazı yöntemlere başvurmak bu hastalığa yakalanma risklerini ortadan kaldırmaktadır.

Günümüzde tıp bilimin çok gelişmesi ve bu hastalığa kaşı uygulanan aşılarında etkileriyle kabakulak görülme sıklığı geçmişe oranla oldukça azalmıştır. Aşı bulunmadan önce ise, kabakulak virüsü menenjit hastalığının en büyük sebeplerinden biri olarak kabul edilmekteydi.

Kabakulak hastalığı bulaşıcı bir hastalık olduğu için, kulak bölgesinde ki şişlikler geçene kadar en az 10 gün bu hastalarla temas etmemek gerekir.

Hastalığın daha hafif atlatılması için MMR aşısı uygulanmaktadır. Bu aşı çocuklarda 1-1.5 yaşlarında ve 4-5 yaşlarında iki kez uygulanabilir. MMR aşısının hastalığa karşı %95 koruma sağladığı tespit edilmiştir.

Kabakulak için kullanılan MMR aşısı hamileler de kullanmak uygun değildir. Ayrıca, aşı olunduktan sonra ilk 3 ay boyunca hamile kalmakta sakıncalıdır. Aşının yaşamsal bir tehlikesi de yoktur. Sadece, kanser ve AİDS gibi insanların bağışıklık sistemlerini etkileyen hastalığı olanların doktorlarına danışarak bu aşıyı vurdurmaları gerekir.

Kabakulak için, antibiyotik tedavi uygulanmaz. Sadece hissedilen ağrıların aza indirilmesi için ağrı kesici alınmasında bir sakınca yoktur. Hastalar, bol sıvı tüketerek ve dinlenerek hastalık sürecini daha rahat atlatabilmektedir.

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir